MADIMAK TERTİBİ ve BAŞBAĞLAR KATLİAMINI BİRLİKTE DÜŞÜNMEK

Selahaddin Semiz

 

1993 yılı, Türkiye tarihinde derin izler bırakan ve toplumsal hafızayı sarsan olayların yaşandığı bir dönüm noktasıydı. Özellikle Sivas Madımak Otel Tertibi ve Başbağlar Katliamı, sadece o yılın değil, Türkiye'nin birlik-beraberlik, demokrasi ve toplumsal barış yolculuğunun en karanlık sayfalarından ikisini oluşturdu. Adeta ‘Karanlık Eller ‘93 yılında peş peşe operasyonlar yaparak Türkiye’yi karıştırmaya, iç savaş çıkarmaya çalıştı.Türk toplumunun en hassas fay hatlarını kaşıyıp, bir yandan Alevi-Sünni çatışması, diğer yandan Türk-Kürt çatışması çıkarmak için gerekli her şeyi yaptı.

 

1990-91 yılları arasında bazı sohbetlerde ilim ve fikir adamlarından Türkiye’nin zor yıllara doğru gittiğini adeta 70 katlı bir binanın üst katından halatları kopmuş bir asansör gibi düşmeye başladığını dinlemiştim. Bunu vurgulayanlar ‘aman dikkat edin, sakın ha yere çakılmadan tedbir alalım’ diye gerekli çevreleri uyarmaya çalışmışlardı.

 

O yıllarda Turgut Özal Cumhurbaşkanı olmuştu, ama ANAP; belediyeleri ve meclis çoğunluğunu kaybetmişti. İktidarda DYP-SHP koalisyonu vardı. Demirel Başbakan, Erdal İnönü Başbakan yardımcısı idi. Daha sonra Turgut Özal’ın 17 Nisan’da şüpheli bir şekilde vefatı ile Demirel Cumhurbaşkanı, Tansu Çiller Başbakan oldu.

 

1993 yılı Ocak ayından itibaren karanlık eller devreye girdi, önce 24 Ocak’ta Uğur Mumcu suikastı ile laik-dindar kesim arasında fitne ateşi harlandı. Kürt Sorunun çözümü için insiyatif alan Turgut Özal-Adnan Kahveci ve Eşref Bitlis peş peşe kaza görünümü verilen olaylarla öldürüldü. Temmuz ayında ise yıllarca unutulmayacak Sivas Madımak Otel Tertibi ve Başbağlar katliamları yaşandı. Karanlık eller ve planlar devreye girmiş, Türkiye’yi karıştırmak için bütün hassas noktalara birden basıyordu.

 

 2 Temmuz 1993 – Madımak Otel Tertibi

 

Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a gelen 33 kişi ve yazar, dini değerlere hakaret eden konuşmalar yaptılar. Daha sonra kaldıkları Madımak Oteli'nde faili meçhul şahıslarca çıkarılan yangında hayatlarını kaybettiler. Bazı konuşmacıların tahrikleri sonucu kışkırtılan kitleler saatlerce Sivas Hükümet meydanında protesto yaptılar. Önceleri sivil protesto eylemleri olarak başlayan gösterilere güvenlik güçleri saatlerce müdahale etmedi.

 

Daha sonra bilinmeyen ve tanınmayan şahısların olaya karışması ile önce bir otomobilin yakılması sonra da yangının otele sıçraması ile faciaya dönen olaylarda 33 konuşmacı ve yazar,2 otel çalışanı ve 2 gösterici dumandan boğularak hayatını kaybetti.

 

Program için Sivas’a giden ve Madımak Oteli’nde kalan sanatçı ve organizatörler burada saldırıya uğradılar. Kaldıkları otel yakıldı. Otelden çıkamayan 37 kişi dumandan boğularak öldü.(‘Oteldekiler diri diri yakıldı’ derin odakların seçtikleri bir propaganda söylemiydi.) O tarihte 78 yaşında olan Aziz Nesin, ateşe verilen otel binasından itfaiye merdiveninden aşağıya inerek kurtuldu.

 

Taraf Gazetesi yazarı Markar Eseyan’ın anlatımına göre; Türk tarihine kara bir leke olarak geçecek olay 2 Temmuz 1993 günü saat 13:30’da başlıyor. 13:45’de Vali, Tugay Komutanından olaylara müdahale etmesini istiyor. Vali durumu hemen Başbakan ve İçişleri Bakanına da bildiriyor. (O sırada DYP-SHP iktidarı hakimdi. İçişleri bakanı DYP’li Mehmet Gazioğlu idi. Gazioğlu’nun olaydan bir hafta önce bu göreve getirilmesi tertibin bir başka parçasıydı. Çünkü Dört ay boyunca İçişleri bakanlığı yapan Gazioğlu, Bakan olduktan sonra verdiği ilk röportajda kendisine bakanlık verilmesine şaşırdığını ve İçişleri Bakanlığı'nın durumunu çok iyi bilmediğini ifade etmişti.)Valiye ve polise “Anlaşıldı müdahale etmeyin” deniliyor. Otelde bulunanlar da manzaranın vehametini görüyor ve başta Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü olmak üzere bütün tanıdıklarını arıyorlar. Onların verdikleri cevap da manidardı:Merak etmeyin, gereken yapılacak (Eseyan,2011).

 

‘Madımak Vakası’ tıpkı 6-7 Eylül 1955 olayları* gibi derin devletin Türkiye’yi bir kaos ortamına sokarak yönetilemez hale getirme planının şahane bir parçasıydı. Ne var ki provokasyonlar üzerinden politika yapan bazı mahfiller bunu ısrarla görmemekte, vakanın her yıl dönümünde derin devletin ekmeğine yağ sürmeye, onların tezgahı üzerinden yara kaşımaya devam etmişlerdi.Nitekim Emekli Koramiral Kıyat, bu politikaların bir parçası olarak “1993-97 yılları arasında işlenen faili meçhul cinayetlerin devlet politikası olduğunu Habertürk TV’de alenen söylemişti” (Kıyat,2010).

 

Nitekim 2013 yılında olayın failllerinden bir subay tarafından tertip itiraf edildi.İngiltere'de, İsrail ve ABD'de eğitim görmüş Özel Harp Dairesi üyesi üsteğmen H.Ç, Madımak olaylarını anlatıyor: Sivas'ta bir otel yangınına sebep olduk. Biz o zaman Erzincan'da idik. Poligon birliğinde ordu komutanlığının hemen arka tarafında. O zaman Teoman Koman vardı ve ordu komutanı bizzat poligon birliğine gelip bir birimin Sivas'a gitmesi gerektiğini söyledi.

"Helikopterle geldik ve Sivas'a 11 km kala bir mezraya indik. Askeri haritalarda koordinatları 58'e 47... 13 kişiydik herkes ikişerli gruplara ayrıldı... Bizim bölgede yaptığımız en büyük olay insanların Madımak oteli önünde toplandığı zaman taşı atmamız ve geri çekilmemizdir.

(….) Yanlış hatırlamıyorsam altılı gruba ayrıldığımız timde beşinci gruptaki bir arkadaş ilk başta bir mermi sıktı. Ve arkasından molotof kokteylleri daha sonra Madımak otelinin içerisine girmeye çalışan insanlar oldu.

Olay olduğu gün ateş eden insanlardan birisiydim. Bir çatışma esnasında ele geçen 9 mm'lik bir silah. O silahla ateş edildi hatta Madımak Otelinin camlarından bazı kurşunlar çıkarıldı. Biz yapmamız gerekeni yaptık. Halkı ateşledik halk olaya girdi ve timler bir anda geriye çekilmeye başladı. Ve geldiğimiz yoldan aynı şekilde geri dönüşümüz yapıldı (Türkiye,2013).

 5 Temmuz 1993 – Başbağlar Katliamı

 

Madımak Otel Tertibi’nden sadece 3 gün sonra, Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar Köyü PKK’lı teröristler tarafından basıldı. Köyün erkeklerini camiden çıkarıp bir saatten uzun bir süre PKK propagandası yapan bir grup daha sonra onları meydanda kurşuna dizdi, evler ve muhtarlık,okul ve cami gibi kamu binaları yakıldı. Toplamda 33 sivil hayatını kaybetti, 191 ev ateşe verildi. Aralarında kadınların da olduğu 5 kişi de sığındıkları evlerin ateşe verilmesiyle yakılarak öldürülmüştü. Köydeki evlerin büyük bölümü, köy okulu, köy camisi de ateşe verilmişti. Saldırı sırasında, köyün telefon ve elektrik hatları kesilmişti. Olay, komşu köydekilerin haber vermesiyle ortaya çıkmıştı.

 

Madımak Otel Tertibi’nin hemen ardından 5 Temmuz günü misilleme olarak Başbağlar köyünün seçilmesi manidardı. Başbağlar köylüleri civarındaki Dersim köylüleriyle yoğun ilişki içinde, Alevi dostu Sünni bir köydü. 33 köylünün hayatını kaybettiği Başbağlar katliamının üzerinden de 30 yıl geçmesine rağmen, bu katliam bir türlü aydınlatılamadı.

 

Başbağlar Katliamı hâlâ ‘faili meçhul” olarak kabul ediliyor. Köy halkı ve dernekler, 2025 yılında hâlâ adalet talebinde bulunuyor; olayın aydınlatılması için araştırma komisyonu kurulması isteniyor.

 

Bu İki Olayın Ortak Noktaları

 

Her ikisi de sivil halka yönelik, ideolojik temelli, toplumun farklı hassas kesimlerini hedef alan saldırılardı. Devletin olaylara müdahale biçimi, adalet sisteminin yetersizliği ve faillerin cezalandırılmaması kamuoyunda büyük güvensizlik oluşturdu.

 

Bu olaylar, Türkiye’de mezhep çatışması, etnik gerilim ve devletin tarafsızlığı gibi konuların yeniden sorgulanmasına neden oldu.

 

Bu iki olay, Türkiye’nin toplumsal yapısında kırılma noktaları oluşturmuş,adalet, eşit yurttaşlık ve devletin tarafsızlığı gibi kavramların yeniden tartışılmasına yol açmıştır.

 

Madımak Otel Tertibi ve Başbağlar katliamı, Türkiye’de hâlâ siyasi, toplumsal ve hukuki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Aradan 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen bu olaylar, hem geçmişle yüzleşme hem de adalet arayışı açısından güncelliğini koruyor.

 

Her iki olay da Türkiye’de mezhep ve kimlik temelli gerilimlerin sembolü haline geldi. Sivas, Alevi toplumu için bir travma olarak kalırken; Başbağlar, muhafazakâr kesim için benzer bir acı taşıyor. Bu katliamlar, toplumsal kutuplaşma, devlete güven, ve birlikte yaşama kültürü gibi konularda hâlâ etkili birer kırılma noktası oldu…

 

*Bir Derin Tertip: 6-7 Eylül 1955 Olayları

Demokrat Parti İktidarı günlerinde ordu içinde yuvalanmış derin devlet boş durmuyor DP iktidarının altını oymak için çeşitli olaylar tertipliyordu.Bu tertiplerden biri de 6-7 Eylül 1955 olayları idi.Derin devlet devreye girmiş ve  6-7 Eylül 1955 Olayları provakosyonunu gerçekleştirmişlerdi. Olaylar, Türk basınında çıkan ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Selanik, Yunanistan'daki doğduğu evin bombalandığını iddia eden yalan haberlerle tetiklendi.Sonradan yakalanan bir Türk konsolosluk yetkilisi, bombayı olayları kışkırtmak için kurguladıklarını itiraf etti ancak Türk basını bunu görmezden gelerek bombanın Yunanlar tarafından atıldığını iddia etti.

Sonraki yıllarda MGK Genel Sekreterlerinden Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, Özel Harp Dairesi’ni anlatırken bu tarihi  sırrı ağzından şöyle kaçırıvermişti: “Halkın mukavemetini artırmak için düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Mesela bir cami yakılır. Kıbrıs’ta biz bunu yaptık. Bir cami yaktık” (Habertürk,2010).

 

Kıbrıs’ta 1955-58 yılları arasında 16, 1963-74 arasında ise 100’den fazla cami, mescit ve türbe tahrip edildi. Baf’taki Cami-i Cedit 1964’te yakılarak yerle bir edildi. Lefkoşa‘daki Ömeriye ve Bayraktar camileri de defalarca bombalanmıştı.Yirmibeşoğlu, yıllar sonra gazeteci Fatih Güllapoğlu’na, “6-7 Eylül olayları Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmedir” demişti (Habertürk,2010).

Dönemi Anlama Klavuzu:

 

Zor Yıllar-Karanlık Olaylar; 1993’te Türkiye’de Yaşanan Diğer Önemli Olaylar

24 Ocak - Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu, Ankara'daki evinin önünde arabasına konulan bombanın patlaması sonucu öldürüldü.

5 Şubat - Maliye bakanı Adnan KahveciBolu'da yeni açılan otoyolda ters şeritte ilerlerken geçirdiği trafik kazası sonucu eşi ve kızıyla birlikte hayatını kaybetti.

17 Şubat - Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in uçağı Ankara'da düştü. Orgeneral Bitlis ile 5 subay öldü.

17 Nisan- Cumhurbaşkanı Turgut Özal zehirlenme ve ihmal sonucu hayatını kaybetti

24 Mayıs 1993- Bingöl saldırısıMalatya'dan usta birliklerine gitmek için yola çıkan silahsız askerlerin bindiği otobüs PKK militanları tarafından Bingöl'e giderken durduruldu. Otobüste bulunan 33 er ile 3'ü öğretmen 6 sivil kurşuna dizilerek öldürüldü.

30 Haziran - Van'da bir otelin PKK'lılar tarafından ateşe verilmesi sonucu 11 sivil hayatını kaybetti.

2 Temmuz- Madımak Otel Tertibi: Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri'ne katılmak için şehre gelenlerin kaldığı otel bilinmeyen şahıslarca kundaklandı. Olayda 35 kişi dumandan boğularak hayatını kaybetti.

2 Temmuz Şırnak'ta bulunan bir jandarma karakoluna PKK militanları tarafından yapılan saldırılarıda 16 asker hayatını kaybetti.

5Temmuz BaşbağlarKatliamıErzincan'ın Kemaliye ilçesinebağlı Başbağlar köyüne PKK militanları tarafından yapılan saldırıda 33 sivil öldürüldü ve köy ateşe verildi. PKK, bu saldırının Sivas Katliamı'nin misillemesi olduğunu açıkladı.

14 Temmuz - Iğdır'ın Aralık ilçesinde bir jandarma karakoluna saldıran PKK teröristleri ile jandarma arasında çıkan çatışmada 8 asker öldü.

18 Temmuz - Van'ın Bahçesaray ilçesinde bulunan Sündüzlü yaylasına silahlı saldırı düzenleyen PKK militanları 24 köylüyü öldürdü, 1 köylü saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.

4 Ağustos - Bitlis'in Mutki ilçesinde iki köy minibüsünü durduran PKK militanları 15 kişiyi kurşuna dizerek öldürdüler. Saldırıda 13 kişi yaralandı.

10 Ağustos - PKK militanları Bingöl'ün Genç ilçesi yakınlarında bir yolcu minibüsünü pusuya düşürdü. Saldırıda 8 yolcu öldürüldü, 10 yolcu yaralandı.

4 Ekim PKK militanlarının Mardin'in Midyat ilçesindeki köy yoluna döşedikleri mayına bir yolcu minibüsünün çarpması sonucunda 26 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.

4 Ekim Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı Deltepe köyüne PKK'lılar tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 33 kişi öldürüldü 10 kişi yaralandı.

5 Ekim - Hakkâri, Siirt ve Batman'daki çeşitli köy ve mezralara PKK'lılar tarafından silahlı saldırılar düzenlendi. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 35 kişi öldürüldü, 10 kişi yaralandı, 22 ev yakıldı.

22 Ekim Siirt'in Baykan ilçesinde bir köyü basan PKK militanları 22 köylüyü öldürdü.

22 Ekim Diyarbakır Jandarma Bölge komutanı Bahtiyar AydınLice ilçesinde askerî birlik içinde vurularak öldürüldü. Ardından ilçede yaşanan çatışmalarda 30 kişi öldü, 200'e yakın bina hasar gördü.

25 Ekim - Yavi KatliamıErzurum'un Çat ilçesine bağlı Yavi beldesine PKK tarafından yapılan saldırıda 38 kişi öldürüldü.

 




Güncel Haberler