BOSNA’DA NE OLDU? (3)

Gazeteci yazar Taha Kılınç, Bosna’da neler yaşandığını Hatice Mehmedeoviç merkezli olarak şöyle anlatıyor: Hatice Mehmetoviç 44 yaşındaki eşi Abdullah'tan ve Oğulları Azmir (21) ve  Almir'den (18) ayrılıp kadınları ve küçük çocukları Tuzla'ya götürecek otobüse binerken onları bir daha göremeyeceğini aklına bile getirmemişti. “Birkaç gün idare ederiz sonra kavuşuruz” diye düşünüyordu. Bir taraftan da “inşallah çok fazla sıkıntı çekmezler” diye dualar ederek..

Ama akıbet başka türlü tecelli etti. Eşi ve Oğulları Sırplar tarafından elleri arkalarından bağlanarak kurşuna dizildiler. Acı haber Hatice Mehmetoviç’e ulaştığında kendisi gibi binlerce Boşnak kadın zaten benzeri haberleri çoktan almaya başlamıştı. Mehmetoviç’in erkek kardeşi ve çok sayıda akrabası da aynı şekilde Sırplarca katledilmişti.

Sabır ve gözyaşı dolu bir bekleyişin ardından Abdullah ve Almir'in cenazesi 2007 yılında bir toplu mezarda bulundu. O yılın 11 Temmuzundaki (1995'te Serebrenitsa katliamının başladığı gün) toplu defin töreninde canlarını toprağa veren Hatice Mehmetoviç büyük oğlu Azmir'in cesedini 3 yıl daha bekleyecekti. Nihayet Azmir'in vücudundan geri kalanlar da bir toplu mezarda 2010'da tespit edildi.

Oğlunun cenazesini giydiği kot pantolonunun kemer parçasından teşhis etmişti. Azmir'in sadece bacak kemikleri ve sol kol kemiği mevcuttu başı ve bedenin diğer kısımlarına rastlanmamıştı.Hatice Mehmetoviç “Ben oğlumu böyle doğurmadım, böyle gömemem” diyerek cenazeyi defnettirmedi bir süre.Ancak kendisine sönmemiş kireç döküldüğü için diğer kemikleri bulmasının İmkansız olduğu söylenince define razı olmak durumunda kaldı.  (Kılınç,2022:131-132-133).

Güncel Haberler